Kırk Yıllık Hatrını Yeni Hatırladık

http://kesfikahve.com/kahve-tuketimi-y-kusagi/
Dünyada her geçen ve hemen hemen her konuda tüketim artıyor. Büyüyen pazarlar teknolojinin de etkisiyle sıklıkla değişiyor, yeni ihtiyaçlara ayak uyduruyor. Hatta çoğu zaman üreticiler, kendi pazarlarını oluşturmak adına suni ihtiyaçlar ortaya atıyor. Ancak, öyle bir sektör var ki, pazarının sıklıkla değişmesine, suni ihtiyaçlara dayanmasına ve hatta çoğu zaman yeni ihtiyaçlara uyum sağlamasına bile gerek […]

Dünyada her geçen ve hemen hemen her konuda tüketim artıyor. Büyüyen pazarlar teknolojinin de etkisiyle sıklıkla değişiyor, yeni ihtiyaçlara ayak uyduruyor. Hatta çoğu zaman üreticiler, kendi pazarlarını oluşturmak adına suni ihtiyaçlar ortaya atıyor. Ancak, öyle bir sektör var ki, pazarının sıklıkla değişmesine, suni ihtiyaçlara dayanmasına ve hatta çoğu zaman yeni ihtiyaçlara uyum sağlamasına bile gerek yok. Evet konumuz; kahve.

Altı üstü bir bardak kahve ne sektörü olabilir ki diye düşünebilirsiniz ya da kahve aynı kahve ama sunumundan mekanına her şey artık çok farklı da geliyor olabilir. Biz ne diyeceğimizi düşüneduralım kahve ithalatından, sarf malzemeye, dayanıklı tüketim mallarına, iklimlendirme sistemlerine, emlak ve hizmet sektörüne kadar uzanan bu endüstri her geçen yıl gücüne güç katarak büyümeye devam ediyor.

Y Kuşağının Omuzlarında Yükseliyor

Beş yıl önce Türkiye’de kişi başı yıllık kahve tüketimi 600 gr. civarındayken aradan bu rakam şimdilerde 920 grama ulaştı. Yine bu sürede kahve tüketimi artarken, kahve sunumunu ana konsepti olarak belirleyen mekanlar hızla açılmaya devam etti. Başka bir veriye göre en geç 2 yıl içerisinde kahve pazarı 1 Milyar Doları bulacak. Araştırmalar gösteriyor ki ‘Y kuşağının’ toplumu etkiler noktaya gelmesi kahve pazarındaki bu muazzam büyümeyi sağlamış durumda. En büyüğü 37 en küçüğü 18 yaşında olan bu kuşak Türkiye nüfusunun ¼’ünü oluşturuyor ve kahveyi diğer kuşaklara kıyasla oldukça fazla seviyorlar, nüfus oranı üzerindeki hakim güçleri sayesinde bu sevgi pazarın büyümesini de sağlıyor.

Kokusundaki Davet

Bildiğiniz üzere, toplumumuzda kahve kültürünün kökleri çok eskilere dayanıyor. Buna rağmen tek tür kahveyle neredeyse 2000’li yıllara kadar kısıtlı kalmışız. Ancak tabiri caizse kokusundaki davetin sektöre yeni firmalar ve yatırımlar getirmesiyle Türk halkı diğer kahve türlerine de çok çabuk alıştı ve sevdi.

Temennimiz, kokusundaki davetin uygun ortamlar sağlanarak üreticiyi de sektörün içine çekmesi yönünde, zira kahvenin büyük bölümünü Brezilya’dan ithal etmekteyiz. Ar-Ge çalışmaları var mıdır, varsa sonuçları nasıl olur henüz bilgimiz yok. Ancak bu yönde atılacak bir adımla sektörel anlamda çeşitlilik artarken tüketici açısından da fiyatların düşmesiyle taraflar pazarın büyümesinden olumlu faydalanacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir